Site Yöneticisi
Nerden :
Mesajlar : 1204
Konular : 917
Üye İd : 20
Rep Gücü : +1015/-0
Offline
|
 |
« : 14 Haziran 2008, 09:14:30 » |
|
Doğu Türkistan neyimiz olur? Neresidir bu memleket bileniniz var mı?
Dört yıl kadar önceydi, Kenyalı bir kardeşim bana “Doğu Türkistan diye bir yeri ilk defa Türkiye’de duydum. Biz Çin’i biliriz, biraz bilgisi olanlar, Çin’in Tibet gibi problemli bölgelerinden birinin adının Sincan olduğunu bilirler”. O kadar!
Döndük Türkiye’de yaşayan vatandaşlara… Türkiyeliler Doğu Türkistan’ı ne kadar bilirler? Üzücü ama Kenyalı kardeşimizden birazcık daha fazlasıdır Türkistan adına bildiğimiz.
Türkistan’ı unuttuk! Doğu Türkistan’ı ve Batı Türkistan’ı, Kazan’ı hatırlamıyoruz bile, Astrahan’ı ve Kaşgar’ı gömmüşüz bir yerlere, arayıp bulma isteğimiz de kalmamış. Varsa yoksa Avrupa! Allah bize merhamet etsin!
Batıya kilitlenmiş boyunlarımız ağrıdı artık. Şöyle bir çevirmeliyiz doğuya, kuzeye ve güneye. Doğuda batıda Allah’ındır! Batıya sırt çevirelim demiyorum. Dengeyi bulalım: Allah’ın yarattığı her yöne gerekli önemi verelim.
Hatırlayalım Doğu Türkistan’ı, yâd edelim Kaşgarlı Mahmut’u ve Yusuf Has Hacib’i, geldiğimiz topraklara selam yollayalım. Doğu Türkistan ata yurdumuzdur. Neyimiz olurmuş? Ata yurdumuz! Bizler vefalı insanlarız, ata yurdumuza sahip çıkmalıyız. Ata yurdumuzda yaşayan kardeşlerimizi gündemimize almalıyız.
Gelin! Allah aşkına! Doğu Türkistan’ı da konuşalım artık!
Doğu Türkistan, Çinlilerce “yeni kazanılmış topraklar” anlamında Sincan Özerk Bölgesi olarak adlandırılan, direkt Pekin’e bağlı olup merkezden atanan valilerce yönetilen, Türkiye’nin yaklaşık iki buçuk katı toprağa sahip büyük bir ülkedir. 30 milyonu aşan nüfusuyla bu koca ülkede her şey devletindir, her hangi bir vakıf, dernek, sivil toplum örgütü yoktur. Komünist sistem kökleşmiştir. Topraklar, binalar ve fabrikalar gibi akla gelen her şey devletindir. Bu ortamda ya çiftçisiniz ya işçi ya tüccar ya da memur. Bu sınıflar içinde en rahat hareket edebilenler tüccarlardır. Gıda ve giysi ticaretinde Türkler iyi bir noktada iken elektronik eşya Çinlilerin elindedir. Tarım ve havyacılık Türkleri hayatta tutan en önemli sektörlerdir. Şu an Türklere pasaport verilmemekte ve yurt dışına çıkışları engellenmektedir. Özellikle Çin’de yapılacak olimpiyatlar yüzünden baskı hat safhaya ulaşmıştır.
Bölgede resmi rakamlara göre 800 bin Çinli asker bulunuyor. Ancak gerçeğin bunun çok üstünde olduğu söyleniyor. Asker sayısının 2 milyona yakın olduğu, 8–10 milyon arası Çinli göçmenin de silahlı olduğu bildiriliyor. Türkler askere alınmıyor. Poliste de çok alt kademelerde ve sorumluluğun olmadığı görevlerde az sayıda Türk çalışıyor. Her şeyin devletin olduğu bir ülkede, fabrikada çalışmak, memur olmak veya buna benzer devlet kademesinin her hangi bir alanında çalışabilmek için, yedi ceddinizin Çinlilere karşı savaşmamış olması gerekiyor.
Eğer ceddinizden ve uzak yakın akrabalarınızdan her hangi biri Osmanlı’ya bağlılığını bildiren Kaşgarya Devleti’nde (1862–83) görev almışsa, doğuştan suçlusunuz demektir. Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nde (1933–37) veya Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nde (1944–49) görev alan bir geçmişiniz varsa yine suçlusunuz. Yaşınız biraz varsa ve 1949’da yaşanan Komünist Çin işgalinden bu yana yaşanan irili ufaklı çatışmalara katılmışsanız ya da 1989-90’da yaşanan öğrenci hareketlerine katılmışsanız; bu olaylara karışan bir yakınınız varsa, Çinliler için en tehlikeli adamsınız demektir. 1991 Barın, 1995 Hoten ve 1997 Gulca olaylarına bir şekilde dâhil olup ta hayatta kalmayı başarmışsanız (ki bu çok zor!) devletin elinin ulaştığı hiçbir yerde görev alamayacak ve rahat edemeyeceksiniz demektir. Bunun sonucunda Türklerin %90’ı işsizdir. Türk halkı bilinçli bir politikayla fakirleştirilmiştir. Aslında Çinliler yukarda saydıklarımızı bahane edip tüm bir halkı ortadan kaldırma azmindedirler.
Çin askeri işgalin ardından bölgede kalıcılığını sağlamlaştırmak için kültür işgaline girişmiştir. Kültürünü bölgeye yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Evvela Çin ve Türk kültürünü birbirine alıştırmaya yönelik çabalar sarf etmektedir. Doğu Türkistan’da yayın yapan televizyonlarda hep Çinlilerle Türkleri yan yana gösteren programlar yapılmaktadır. Bir Çinli ve bir Türkün sunduğu programların sayısı oldukça fazladır. Eğlence programlarında dans eden çocukların her iki milletten olmasında gayret edilmekte, yani görünüşte her şey günlük gülistanlık gösterilmeye çalışılmaktadır.
Bırakalım televizyonlarda dans etmeye devam etsinler! Biz gerçekleri söyleyelim!
Doğu Türkistan’da Türk ve Doğu Türkistan demek yasaktır. Uygurum diyeceksin ve kendi vatanın olan Doğu Türkistan’ın adı Sincan’dır. Dini eğitim yapmak yasaktır. İşçi, memur ve öğrencinin camiye girmesi yasaktır. Ancak çiftçiler ve işsizler camiye girebilir. Kurban kesmek yasaktır. Dini ibadet olarak belirli günlerde hayvan kesemezsin, kan akıtamazsın, ibadet edemezsin. Gayri resmi rakamlara göre 1990’dan günümüze kafaya kurşun sıkma şekliyle idam edilen insanların sayısı beş binden fazladır. Bölgede doğum kontrolü uygulaması sebebiyle sayısız cinayet işlenmiştir. Az sayılı milletlere iki çocuk hakkı verilmiş olup üçüncü çocuk zorla alınmaktadır. Yedi sekiz aylık hamile kadınlara zorunlu kürtaj yapılmaktadır. Kürtaja tabi tutulan kadınların geneli sağlıksız ortamda yapılan müdahaleler nedeniyle ölmektedir. Hayatta kalanlar da bir daha çocuk sahibi olamamanın yanında ciddi sağlık problemleri yaşamaktadırlar. Çinlilerin Doğu Türkistan’a işgal maksadıyla geldiği 1759’dan günümüze, bölgede öldürülen insan sayısı sekiz milyon olarak hesaplanmıştır. Nükleer denemelere hız veren Çin yönetimi, daha fazla insan katletmekten çekinmeyeceğe benzemektedir.
Doğu Türkistan’da 30 milyondan fazla insan işgal altında yaşamaktadır. 1949 yılında yaşanan Kızıl Çin işgalinden buyana 10 milyona yakın Çinli göçmen bölgeye iskân edilmiştir. Pekin yönetiminin önümüzdeki 20 yılda hedefi, bir Türk’e üç Çinli düşecek şekilde bir nüfus oluşturmaktır. Bu gerçekleşirse Doğu Türkistan, Türklerin azınlıkta olduğu bir yer haline gelecek.
Çin, milyarı hayli aşan nüfusuyla kendine yeni topraklar aramaktadır. Doğusunda Büyük Okyanus’a dayanmıştır. Güneyinde genişleyebileceği bir alan olmamakla birlikte Hindistan gibi kendini her yönden dengeleyebilecek bir rakibi vardır. Kuzeyinde yer alan Moğolistan ve Sibirya cazip topraklar değildir (Asıl Moğolistan olan İç Moğolistan’ın Çin işgalinde bulunan bir başka yer olduğunu hatırlatalım. Tibet’te Çin’in işgali altındadır). Bu durumda tek kapısı Doğu Türkistan kalmaktadır. Petrol, doğalgaz ve yeraltı madenleri açısından zengin olan Doğu Türkistan’a komşu, bir o kadar daha zengin Batı Türkistan, Çin’in hedefinde yer alan yayılma alanıdır. Ekonomisini besleyen verimli Doğu Türkistan’ın kendisini ve bir adım sonrası olan Batı Türkistan zenginliklerini elde etmek fırsatını kaçırmak istemeyen Çin, olanca gücünü zulme çevirerek mazlum Doğu Türkistan halkını ezmeye çalışmaktadır.
|