| 26 Mayıs 2008, 21:43:47 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« : 26 Mayıs 2008, 21:43:47 » |
|
Soru:
--Bir insan İslam'ı biliyor, kendisi müslüman ama, namazlarında ihmalde bulunuyor. Ne dersiniz?
--Namaz, oruç, hac, zekât veya diğer ibadetlerden bir tanesi yapılmadığı zaman, farz yerine getirilmediği zaman, ALLAH onu cezalandırır, günah yazar. Ama ne kadar ceza verecek, ne yapacak, kendisi bilir. Bazen bir küçük terbiyesizlikten dolayı, çatır çatır cehennemde yakar. Bazen de kulun gönlünün paklığından, temizliğinden dolayı affedebilir.
Yalnız, fıkıh kitaplarında, itikad kitaplarında yazılan şudur ki: Bir insan ibadetleri yapmasa, inancı itikadı olsa, İslam'dan çıkmaz. Müslümandır ama, günahkâr, kusurlu, eksikli, suçlu müslümandır. İşi ALLAH'a kalmıştır. Sonradan tövbe edip doğru yola geldiği zaman, eğer ALLAH affederse, affeder. Affetmezse; o ihmali kadar cehennemde yanar, azabını görür. Ondan sonra, imanı dolayısıyla kurtulur amma, Peygamber Efendimiz SAS'in bir hadis-i şerifini bu sözümün arkasından hatırlatıvereyim; diyor ki:
"Cenenneme düşmemeğe çalışın!.." Çünkü, cehenneme insan bir kere düştü mü, sonunda çıkacak bile olsa, --öyle bir şeyler söylüyor ki Peygamber Efendimiz, hesaplıyoruz-- milyonlarca sene kalıyor. En aşağı ikiyüzelli sene sene kalıyor.
Sonra, cehennemdeki azabları küçük görmemek lâzım!.. Cehennemde meselâ, cehennem ehlinin zakkum yiyeceği söyleniyor. Zakkumun dünyada bile zehir olduğunu artık gazetelerden anladınız. "Cehennemin zakkumundan bir damla dünya denizlerine damlasaydı, bütün dünya denizlerini zehir gibi acı yapardı." diye bildiriyor Peygamber Efendimiz... Cehennemde onu böyle, sabah akşam yiyen bir insanın ne ızdırab çekeceğini, ne azaplar göreceğini tahmin edebilirsiniz.
O bakımdan cehenneme düşmeyecek şekilde tedbir almak, akıllı insanların yapması gereken doğru iştir. Cenneti kazanmak için çalışmak çabalamak, akıllı insanların işidir. Günaha ancak cahiller cesaret eder. Yoksa, "Günahın büyüğü küçüğü olmaz!" diyor bazı büyüklerimiz... Çünkü, günahı kime karşı yapıyorsun? Kime asi geliyorsun? ALLAH'a...
Asi geldikten sonra, bakarsın ALLAH bir sille tokat indirtir ki, helâk olursun!.. İnsanın malına geliyor, arabasına geliyor, evine geliyor... Vücuduna amansız hastalık geliyor. O zaman diyar diyar şifa arıyor, çare arıyor. "Bunun çaresi nedir?" diye gözyaşları içinde arıyor. Sen ilkönce edepsizlik yaptın, bu ceza ondan geldi.
Onun için dünyada da çeker, ahirette de çeker. Bu hususlarda hiç bir kimse gevşek olmasın!..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Reklamcı
|
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular oyunları, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular programı, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular oyunu indir, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular program yükle, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular download, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular hikayeleri, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular resimleri, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular haber, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular yükle,
Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular videosu, Mahmud Esad Hocaya Sorulan Sorular msn eklentisi, şarkı sözleri
|
|
|
Logged
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:44:00 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2008, 21:44:00 » |
|
Soru:
--Kıldığım namazdan feyz alamıyorum; ne tavsiye edersiniz?
--Feyz almak için çok şeyler lâzım; başta, lokmanın helâl olması lâzım!.. Haram lokma ile feyizli ibadet yapılmaz. Lokma haram... Midesinde duruyor... ALLAH sevmez ki!..
Sevilmeyen bir kimse senin kapına gelmiş, kapıyı çalmış, içeri girmek istiyor. Nasıl bakarsın? Düşün, ordan anla!
Lokma helâl olacak; bir... Abdesti tamam olacak; iki... Yüznumaraya gidiyorlar, doğru düzgün istibrâ, istincâ olmuyor. Üstleri, başları temiz olmuyor. Paçalı pantolonların paçaları yerleri süpürüyor. Şimdi bizim pantolonlarımızın hepsi, --moda dolayısıyla-- paçaları arkadan yerleri süpürür. Temiz şeyler gelir, pis şeyler gelir. Elbisesi temiz olmayınca, namaza tesir eder.
Bilgisi az, söylediği söz hakkında bilgisi yok, tekbir hakkında bilgisi yok... Tabii ordan huzur alamaz.
Onun için bir kere helâl lokma yesin!.. Ondan sonra, abdestini düzgün alsın!.. Ordan başlıyor iş... Dualarını yapa yapa güzel abdest alsın!.. Temiz olsun; hem kalbi temiz olsun, hem elbisesi temiz olsun!.. Ondan sonra, biraz dinî bilgi sahibi olsun, dinî kitapları okusun!.. "ALLAHu ekber" ne demek, "SübhânALLAH" ne demek? Fâtihâ'nın mânâsı ne, İhlâs'ın mânâsı ne?. Namazda rükû ne oluyor, secde ne oluyor; bunları düşünsün tefekkür eylesin!.. O zaman inşaALLAH feyzini çok alacak, ALLAH'ın lütfuyla...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:44:11 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #2 : 26 Mayıs 2008, 21:44:11 » |
|
Soru:
--İbadet ettiğimde bile içimde bir boşluk var; bunu neyle doldurayım?
--Bu içindeki boşluğun muhtelif sebepleri olabilir. Bir kere lokmanın helâl olmasına dikkat etmek lâzım!.. Ondan sonra, abdestin güzel alınmasına dikkat etmek lâzım!.. İbadeti tadını çıkarta çıkarta, duya duya, aceleye getirmeden yapmak lâzım!.. O zaman, ALLAH insanın içine ibadetin tadını verir.
O ibadetin tadını ALLAH'ın insana vermesi için hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "ALLAH'ı ve Rasûlüllah'ı her şeyden daha çok sevecek ve günaha dönmemek azminde olacak! Günaha, tekrar eski haline dönmektense, ateşe atılmaya razı olacak bir halde olacak!.." Bu duyguları taşıdığı zaman, ibadetin tadını duyar diye hadis-i şeriflerde bildiriliyor.
Soru:
--Namazda aklımıza olmadık şeyler geliyor; bunun sebebi nedir, çaresi nedir?
--Abdesti güzel almaktır. Olmadık şeyler şeytandandır. Namazda huzuru bozmağa çalışıyor, ibadetten sevap kazanmamasını sağlamağa çalışıyor.
İradesine hakim olup kendisini söylediği söze, yaptığı ibadete verecek ve güzel şeylerle meşgul edecek... "ALLAH'ın huzurundayım!" diyecek, "Kâbe'nin karşısındayım!" diyecek... "Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn" derken mânâsını düşünecek, kendisini okuduğu şeylerle meşgul edecek.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:44:25 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #3 : 26 Mayıs 2008, 21:44:25 » |
|
Soru:
--Namazda vesvese gelince tekbiri tazeleyelim mi?
--Hayır! Öyle yaparsanız, işin sonunu alamazsınız. Vesvese gelir tekbir alırsınız, bir daha tekbir alırsınız, bir daha alırsınız, bir daha... Çünkü şeytan insanı ordan yakalar. Kat'iyyen vesveseye hiç yüz vermeyeceksiniz. Aldın tamam, yürüyeceksin.
Vesveseye bir kere itibar ettin mi: "Namaz pek iyi olmadı... Oldu galiba ama? Yok, yok olmadı. Haydi bir daha kılayım!.." Bir daha kılarsan, bir daha bir vesvese gelir. Onu kılarken bir daha bir vesvese gelir, batağa saplanırsın.
Sakın vesveseye hiç yüz vermeyin!.. Doğru olduğuna kanaat ettiğiniz şeye göre devam ettirin işi, olsun bitsin.
Soru:
--İmsaktan 15 dakika sonra, ezan okunmadan sabah namazın kılabilir miyiz?
--Kılınabilir. Şimdiki takvimlerin tertibi, imsak bittiği andan itibaren sabah namazının vaktidir. Hattâ, orucu oraya kadar bırakmamak bile lâzım, daha önceden yemeği kesmek lâzım! O tam sabahın girdiği saattir. Arada boşluk bırakmamışlardır, ihtiyatı kaldırmışlardır. Ondan sonra 15 dakika geçince, haydi haydi kılınır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:44:34 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #4 : 26 Mayıs 2008, 21:44:34 » |
|
Soru:
--Öğle namazı, ikindi okunduktan sonra 45 dakika geçinceye kadar kılınabilir mi?
--Aslında ikindi ezanı okundu mu, ikindinin vakti girmiş olur ama; bir asrı evvel var, bir asr-ı sâni var... İmamlarımızın rivayetine göre: Dik bir çubuğun öğle üzeri bir gölgesi var, diyelim 30 cm... Bu 30 cm üzerine, çubuğun boyu kadar daha gölge uzadığı zaman ikindinin vakti girer diyenler var; gölge çubuğun boyunun iki katı kadar daha uzadığı zaman ikindinin vakti girer diyenler var... Bu ikisinin arasında yarım saat -kırkbeş dakika bir zaman olduğundan, "Bu ihtilâftan faydalanarak acaba kılabilir miyiz?" demek istiyor. E kaçırmışsa, kılıversin; olur.
Aslında ikindi vaktine kadar tehir etmesi doğru değil... "En faziletli amel nedir?" diye soruyorlar Peygamber Efendimize...
(Essalâtü lievveli vaktihâ) "Evvel vaktinde kılınan namazdır." buyuruyor. Namazı evvel vaktinde kılmak sevaptır. Tâ o vakte kadar tehir, zaten kusurdur, kabahattir. Ama baktı, öyle bir durum oluverdi; yine kılsın!..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:44:44 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #5 : 26 Mayıs 2008, 21:44:44 » |
|
Soru:
--Namaza yeni başlayıp da kaza namazları çok olan bir kimse, vakit namazlarındaki sünnetleri terkedip kaza namazı kılabilir mi?
--Câiz değildir. Vakit sünnetlerini kılacak. Ayrıca bizim tarif ettiğimiz işrak namazı, duha namazı, evvâbin namazı, teheccüd namazı ve sâireyi de kılacak, onları da bırakmayacak. Ötekisini de ödemeye geçecek. Bizim mezhebimiz --Hanefî mezhebi-- böyledir.
Bazı başka kaviller var... Şafiî mezhebinde, "Önce farzları ödesin!" demişler ama, bizim mezhebimizde büyüklerimiz diyorlar ki: "Bu namazları vaktinde kılmadın, bir edepsizlik yaptın, bir günaha girdin, bulaştın. Şimdi o günahı telâfi edeceğim derken, bu sefer Peygamber Efendimizin sünnetlerini kılmayıp, oradan bir başka kusur yapıyorsun; uygun olmuyor.
Sen onları kıl; ötekilerini de belirli bir plan dairesinde, yavaş yavaş ödemeğe giriş. ALLAH nasıl olsa, rûz-i mahşerde kulların namaz ibadetlerini hesaplarken, farzlarını hesaplayacak; farzlarda eksik varsa, sünnetlerle tamamlayacak. Ondan sonra nafilelerle tamamlayacak. Hesabı ALLAH'a ait... Sen ALLAH'a güzel kulluk et; o hesabı doğrultur. Yoksa, kimse ameliyle cennete girecek değil...
Büyüklerimiz bu kanatte, bizim mezhebimiz bu... Başka mezheplerde, başka türlü düşünceler olabilir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:44:53 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #6 : 26 Mayıs 2008, 21:44:53 » |
|
Soru:
--"Kazası olan kimse, akşamdan sonra evvabin namazını ve diğer nafile namazları kılamaz; kılsa bile ALLAH kabul etmez!" diyorlar. Lütfen bunun hakkında açıklama yapar mısınız?
--Muhterem kardeşlerim! Akılla mantıkla gelin bu meseleyi çözelim. "Kılsa bile ALLAH kabul etmez!" diyormuş. Yâhû sen ALLAH'ın vekili misin? Bir kul namaz kılıyor, "Kılsa bile ALLAH kabul etmez!" diyor. Kimsin sen yâhu, ALLAH'tan mesaj mı aldın? Bu ne biçim laf?
Bizim ulemamız, "Kılsa kabul olur." diyor, niye kabul olmayacakmış? Kabul olur kardeşlerim. Peygamber Efendimiz'in hadis-i şerifte, "Kılın! Denizlerin köpüğü kadar günahınız olsa bile affeder." diye teşvik ettiği bir namazı, "Rasûlüllah emretmiş, tavsiye etmiş; ben de kılayım!" diye kılsam, niye kabul etmesin ALLAH? Bu nerden çıkıyor, bu ne biçim laf?
Bizim Hanefî mezhebimizde böyle bir mesele yok... Kılınan nafile namazlar sevaptır, kılınır.
--Kaza borcu varsa hocam?
--Kaza borcu varsa, kaza borcunu ödesin!
Zaten namazı vaktinde kılmamış, kazaya bırakmış, bir günah işlemiş; şimdi onu ödeyeceğim diye bu sefer burdaki sevaplı işleri bırakıyor. Olur mu? Bir kabahat işlemiş, o kabahati temizlemek için, bir çok iyi şeyi yapmıyor. Olur mu? Olmaz!..
Onun için, kardeşlerimiz duha namazını kılacak, işrak namazını kılacak, evvâbin namazını kılacak, gece namazını kılacak, teheccüd namazını kılacak. Ondan sonra ALLAH'tan öteki borçlarını da ödemesi için yardım isteyerek, fırsat buldukça ötekileri de kılmağa girişecek. Mâdem zamanında kılmamış, bir edepsizlik etmiş; onu yavaş yavaş ödemeğe gayret edecek. Hadis-i şeriflerde kılın diye Efendimiz'in tavsiye ettiği namazları kılmamak sûretiyle, ikinci bir edepsizlik yapmayacak. İkinci bir fırsat kaçmış oluyor bu sefer elinden...
O bakımdan bu mantık mantık değildir. Bizim mezhebimizde böyle şey yok... Onları kılacak!.. Hem, kabul olmaz sözü bayağı ayıp...
--ALLAH bunu kabul etmez!..
--Nerden bildin? Sen ALLAH'ın vekili misin? ALLAHın gönderdiği selâhiyetli şahıs Peygamber Efendimiz, "Şu namazları kılın!" diyor. Sen de dikilmişsin kılacak insanın karşısına: "Sen kılma, kabul etmez ALLAH!.." diyorsun.
Tövbe estağfirullah... İnsanların aklı karıştı mı, nasıl karışıyor. Sen bizi akıl nimetinden mahrum etme yâ Rabbi!..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Mayıs 2008, 21:45:01 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 6853
Konular : 4267
Üye İd : 1
Rep Gücü : +3890/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #7 : 26 Mayıs 2008, 21:45:01 » |
|
Soru:
--Kaza namazına nasıl niyet edilir?
--Kaza namazına niyet edilirken, "Yâ Rabbi, kılmam gereken, üzerime borç olan, kazaya kalmış olan en son öğle namazını ödemeye... En son ikindi namazını ödemeye..." diye sondan da başlayabilir; "En evvelki borcumu ödemeye..." diye baştan ödemeye de başlayabilir.
|
|
|
|
|
Logged
|
| | |