Üye Grubu : Moderatör adayı
Nerden :
Mesajlar : 1125
Konular : 921
Üye İd : 22
Rep Gücü : +1008/-0
Offline
|
 |
« : 31 Ağustos 2008, 12:15:43 » |
|
Bugün gün batımıyla birlikte Ramazan ayı başlamış olacak. Güneş kaybolunca da Ramazan hilali görünecek. [Mehmet PAKSU] Hilal ilk gün, çıplak gözle ince bir çizgi şeklinde çok zor görülür. Ama takvim hesabı yıllar öncesi yapıldığından, doğru bir şekilde ilk sahura bu gece kalkacağız. İçlerinde Ramazan heyecanını taşıyanlar, yarından itibaren farklı bir kulluk bilincine ulaşacaklar, sahurun o tatlı anını yaşarken, o güzelim iftar sofrasını iple çekecekler. Peygamberimizin dile getirdiği gibi "Ramazan ayının gölgesi" tam da üzerimize düştü. Ruhumuzu, gönlümüzü, bütün duygularımızı rahmet gölgesi kapladı bile...
Bu gece teravih namazı kılacağız. Camiler bayram edecek, seccadeler neşeyle dolacak, inanan alınlar secde ile öpüşecek. Özellikle İstanbul gibi bir ölçüde Osmanlılığını devam ettiren şehirler dini ve tarihi rengine bürünecek. Minareler mahyalarla süslenecek, camiler dolup taşacak, fırınların önü pide kuyruklarıyla renklenecek, pastaneler Ramazan güllacıyla damak zevkimize hitap edecek.
Yarın akşamla birlikte bereketli iftar sofraları serilecek. Davetler başlayacak, gününü oruçla geçiren her mü'min önünde iftariyelikler sessiz/sakin bekleyecek. İçi çektiği, midesi kazındığı, belki ağzı kuruduğu halde, ne eli hurmaya gidecek, ne de önünde dolu olarak duran buz gibi suya...
Herkes İlahi emri bekleyecek, "Allahü Ekber" nidası gelecek kulağa, ardından da gaybdan gelen duyulmaz bir ses "Buyurun!" diyecek. En kalabalık iftar sofralarında sadece çatal kaşık sesleri duyulacak... Nimetler gerçek değerini bulacak, şükrün aslı/esası olan nimetlerin gerçek Sahibi bilinecek ve tanınacak. Bütün hamd ü senalar, minnetler, şükürler ve dualar Ona yapılacak; daha dünyada iken bize bu Cennet keyfini yaşattığı için...
Hep beraber, "Ey Yüce Rabbim!" diyeceğiz, "bize yakınlığını nasip et, emrini tutmanın zevkini bahşet, kul olmanın sevincini yaşat, ibadet bilincini tattırdığın için şükrümüzü arttır, gafletten, aymazlıktan çekip kurtardığın için nurumuzu tamamla, sevdiğin, bağışladığın, özel rahmetine aldığın için Ramazan ayını hakkımızla hayırlı eyle!"
Eşimizle dostumuzla, anne babamızla, çoluk çocuğumuzla, sevdiğimiz saydığımız insanlarla, fakiri ile muhtacı ile dulu ve yetimi ile kimsesiziyle düşkünüyle bir bütün içinde Ramazan ayının feyzini yaşamanın ne kadar insani bir değer olduğunu idrak edeceğiz günlerce, geceler boyu...
Oruç tutsun tutmasın, namaz kılsın kılmasın, Ramazan ayını tanısın tanımasın herkesin, ama herkesin gündemine gelir oturur Ramazan. Radyosu, televizyonu, çarşısı, pazarı, gazetesi, dergisi, beldesi belediyesi, köyü kenti her şey ve her yer Ramazan'ı yaşar, Ramazan'ı görür ve Ramazan iklimini hisseder.
Yerkürenin yarısı, insanlığın beşte biri, bütün bir İslam dünyası, kuzeyden güneye, doğudan batıya her ırktan, her renkten, her sesten ve her nefesten bütün mü'min soluklar oruçla teneffüs eder, Ramazan'la hayat bulur, canına can katar. Bu ay Kur'ân'ın iniş yıldönümü kutlamasına dönüştüğü için, milyonlarla hafızlar, Kur'ân sevdalıları günün bütün saatlerinde camilerde, evlerde, bulundukları her yerde, her fırsatta Kur'ân'la buluşur, Rabbiyle konuşur, Peygamberimizin manevi huzurunda Kur'ân okur ve dinlemeye çalışır. Bir barıştır, bir kardeşliktir, bir kucaklaşmadır, bir yardımlaşmadır alır gider her yeri, her mekanı...
Ramazan boyu her gün bu köşede sizlerle buluşmanın sevincini yaşayacağım kısmetse...
|