Üye Grubu : Moderatör adayı
Nerden :
Mesajlar : 1125
Konular : 921
Üye İd : 22
Rep Gücü : +1008/-0
Offline
|
 |
« : 31 Ağustos 2008, 11:38:23 » |
|
Üsküp Bursa'nın ikiz kardeşidir
Makedonya'nın başkenti Üsküp, Balkanların kültür, ekonomi ve eğitim merkezlerinden biridir. Şehirin ortasından Vardar nehri geçer. Üsküp nehirin iki yakasına kurulmuştur. Osmanlı yapısı Taşköprü, eski ve yeni şehiri birbirine bağlar. Üsküp 1392 yılından 1913 yılına kadar, aralıksız 521 yıl Türkler'in şehri olmuştur. Anadolu insanı, bütün Osmanlı şehirleri gibi, eski Üsküp'ü camiler, hanlar, hamamlar, çarşılar ve çeşmelerle donatmıştır.
İki milyonu biraz aşan nüfusu ve 26.000 kilometrekarelik toprağıyla, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk ve Kosova'ya komşu, güzel bir “Balkan Cumhuriyeti”dir. Üsküp yanında, Kalkandelen, Ohri, Gostivar, İştip, Ustrumca ve Köprülü, ülkenin önde gelen yerleşim merkezleridir. “Üsküp'te doğdum. Orada doğmasaydım yanardım” diyen Yahya Kemal, Üsküp kadar Bursa'yı da sever, ikisini birbirinden ayırmaz.
Makedonya Türk STK Birliği Başkanı Süleyman Baki ve Rumeli Tv Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Baykal ile Üsküp'teki Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Zelka'dan, Balkanlardaki eğitim sorunlarını dinledik. Teknik, İktisadi ve İdari Bilimler, Güzel Sanatlar, İletişim ve Lisan fakültelerindeki yedi bölümüne öğrenci almak için, üniversite bütün yönetim kademeleriyle gayret ediyor. İlhan Akıncı, Ashabil Tanrıverdi, Hasan Osman Çelik, Osman Akdağ, İsmail Köse ve Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge'nin desteğiyle üniversite hızla büyüme yolunda.
Türkiye'nin Avrupa'da kendisine sağlam bir yer edinebilmesi için Bursa'nın ekonomik ve kültürel değerleriyle, başta ikiz kardeşi Üsküp olmak üzere, bütün Balkan şehirlerine açılması gerekir. Ürettikleri ürünlerle Türkiye'nin sınırlarını aşmayı başaran Anadolu girişimcileri, Gümülcine, Sofya, Tiran, Ohri, Belgrad, Bükreş, Budapeşte, Travnik ve Zagrep'te kurulacak yeni üniversitelere öncülük yapmalılar. Üniversitelerin oluşturduğu çekim alanında, ekonomik ve kültürel hayat büyük canlılık kazanır.
Her yüzyılı öne çıkaran ve dönüştüren kendine özgü bir dil vardır. Üniversitelerde her yüzyılın dili konuşulur. Bunun için, üniversiteler, her yüzyılda önemli olmuşlardır. Üniversiteleri güçlü olan ülkelerin, ekonomileri de güçlü olur. Ülkelerin ekonomik ve kültürel kaynaklarını değerlendirmenin, sürükleyici gücü üniversitelerdir. Kültür ve ekonomi üniversiteleri izler. Yoksulluğun üstesinden üniversiteler gelir.
Kültür ve ekonomide canlılık, üniversitelerin eğitime süreklilik kazandırmasıyla sağlanır. Bir ülkede, kültürel ve ekonomik çöküntünün önünü, bütün kurum ve kuruluşlarıyla, toplumu sürekli yenilemesini bilen üniversiteler alır.
Üniversiteler ülkelerin, düşünceleri eylemlere, eylemleri düşüncelere dönüştüren kuruluşlarıdır. Onlar dünyada görülmeyenleri görürler, duyulmayanları duyarlar ve yapılmayanları yaparlar.
Üniversiteler dünyada hem bilgi, hem de bilgelik kaynağı olan kuruluşlardır.
Toplumlar üniversiteleriyle varolurlar.
Düşünce bilgelikle eyleme dönüşür.
|