Forumbeles.com | Eğitim, Eğlence, Kültür, Sanat, Aşk, Sevgi, Wallpaper, Dini Konular, Komik Videolar, Resimler, Oyun Download, Program Download, İşletim Sistemi, Güvenlik, Cep Telefonları, Videolar, Ödev, Tez, Biyografiler, Aşk & Sevgi & Dostluk > Genel Kültür > Edebiyat > Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu
Sayfa: [1]   Aşşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu  (Okunma Sayısı 12 defa)
31 Ağustos 2008, 11:27:28
 
*

Avatar Yok

 Üye Grubu : Moderatör adayı
 Nerden :
 Mesajlar : 1125
 Konular : 921
 Üye İd : 22
 Rep Gücü : +1008/-0

Offline Offline

 
« : 31 Ağustos 2008, 11:27:28 »




Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu
A. ALİ URAL
Ellerini uzat çocuğum, genç ağaçlar gibi ihtiyar yeryüzüne. Bu elleri görmemiz gerek. Meyvelerin büyüsü dalları unutturdu. Dalları, güneşi ve suyu. Bu boyaları bu ince parmaklarla mı kardın? Bu kubbeleri avucuna bakarak mı astın göğe?

Bu kayaları susuz kalmış bu on kökle mi yardın? Ya kelimelerine ne demeli? Yoksa sen bu üç yüz şiiri, taştan kurtulmak için mi yazdın? Oysa hep taşa doğru koşmuştun sen. Üzerine yürüdüğün kayalar üzerine yürümüştü mermer hayaletlere dönüşüp. Sana diyecekleri vardı, şişen damarlarından anlamıştın. Ey balık pazarında ölü balıklarla göz göze gelen çocuk! Ey renkleri Tanrı’nın tezgahından tuvaline taşıyan çırak! Dört ruhunu masaya yatır! Ressam, heykeltıraş, mimar ve şair. Hangisi sensin bak? Ey Floransa Cumhuriyeti’nin yoksul kralı! Rönesans’ın pagan lunaparkında neşelenemeyen çocuk! Ey ölümü, günahı, umutsuzluğu ve yakarışı dört ana renk yapıp, bütün eserlerini bu renklerin tonlarından elde eden simyacı! Ey Michelangelo! Ekleyerek değil eksilterek bütünü arayan üstad!

Ellerini uzat çocuğum, baban yenildi, tüccar olmaz senden, çıraklığa ne dersin Domenico Ghirlandaio’ya. “Şu şehrin zenginlerini kutsal tablolara rüşvet karşılığı yerleştiren kıskanç adam mı?” Öyle deme çırak, Meryem Ana’nın yaşayan bir kontese benzemesinde ne mahzur var! Bir kontun aziz kılığına bürünmesinde. Hem on üç yaşındaki çocuğu kıskanacak değil ya? “Çok ama çok kıskanç!” Demek saklayacak sırlarını parmak kadar çocuktan. Olsun. Freskin sıva kıvamını tutturamasan da, kentin hâkimiyle tanışacaksın orada bir gün. Lorenzo de Medici gülen bir maskeyi cilalarken görecek seni. Hayranlığını bir cümleyle gizleyecek: “Bu ihtiyarın bütün dişleri tamam!” Kalemini alacaksın bu söz üstüne ve üst çenede iki gedik açacaksın ustalıkla. Haydi Lorenzo, sen de bir kapı aç mermer dilenen bu çocuğa. Taşla yüz yüze getir. Bir çekiç ver eline, bir çelik burgu; ten renginde bal renginde şakısın. XV. yüzyılda haz uygarlığı kurarken Rönesans, kaçsın balolardan ve pagan ayinlerinden. Zevki günah işlemekte değil günahı reddetmekte arasın. Centaures savaşlarını mermerin üzerinde işlerken, mantıkla duygu gelsin aklına, bir hakem gibi uzatıp ellerini, insanla canavarı kapıştırsın.

Ellerini uzat çocuğum, yarım kalmış eserini tamamlaman gerekiyor ölü bir heykeltıraşın. Bir grup heykeli bu, neşeli ve hareketli çizgiler içeren. İyi ama neden kaçtı neşesi taşın? Neden duruldu mermer denizi? Demek Bolognalı heykeltıraş, Aziz Domingo’nun mezarına heykeller yaparken öldü. Demek daha ağır çizgilerle karşılamalı ölümü. Demek alınacak çok yol var. “Bacchus”ve “Pieta”yı geçip o müthiş “Davud”u beş buçuk metrelik bir kayadan doğurtmak var! Koşsun zıtlıklar, gerilim yaratsın. Düşey-yatay, kadın-erkek, canlı-ölü, giyimli-çıplak. Dört ruhunda iki dünya çarpışsın: Pagan estetiği ve takva. Keskiyle dile getiremediğini kalemle anlatsın Michelangelo. Mermerin damarları donarken şiirin damarları kabarsın: “Tanrım lûtfet de, kendini her yerde bana göster/ İlâhi ışıkların dolup ruhuma, sana yabancı heyecanları silsin/ Yansın yalnız senin aşkınla/ Tanrım feryadımı işit/ Körü körüne saplandığım tutkularımdan koru/ Ölmek üzere olan hislerimi yeniden dirilt, faziletimi kamçıla!”

Ellerini uzat çocuğum, insanları hoşnut etmek kolay değil. İşte içlerinden biri on sekiz ay sonra doğan “Çocuk Kral Musa”ya bakıp, “Burnu büyük olmuş!” deyiverdi. Bir avuç mermer tozu al ve tırman merdivene hadi. Heykelin burnunda çalışıyormuş gibi yaparak, dök ağır ağır mermer tozunu yere. Sonra işini bitirmiş gibi, sor münekkide “Düzeldi mi?” Evet düzeldi. “Heykele hayat verdiniz!” dedi, eleştiren adam. Hayır düzelmedi. Dünya hâlâ karman çorman. “Âdemin Yaratılışı”ndan bu yana bitmedi Kabil’le Habil arasındaki kavga. Papa IV. Paul, bakıp ustanın “Kıyamet Günü” tablosuna, “Düzelmeli!” dedi, “Nedir bu çıplaklar!” Michelangelo Papa’ya haber gönderdi: “Yaşadığımız bu dünyayı uygun ve yaşanılır bir hale getirin, inanın bu tablo düzelecektir.”

Ellerini uzat çocuğum, ayrılma vakti geldi. Taşla cenkleşerek yorulan ellerini artık gökyüzüne bağışla. Öyle bir cümle sarfet ki, sars Rönesans’ı: “Ne heykeltıraşlık, ne de ressamlık, Tanrısal bir yola yönelmiş ruhun özlemini doyuramaz.” 89 yaşındaydı ve üç arzusu vardı: Ruhunu Tanrı’ya, vücudunu toprağa, malını yakın akrabalarına bırakmak. Bıraktı da. Toprak tuval oldu bedenine. Suretine gelince, onu ilk ustasından öğrendiği gibi “Kıyamet Günü” tablosunun bir köşesine sakladı. Bir azizin elinde soyulmuş bir insan derisi olarak
Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged
Reklamcı
Anahtar Kelime
*****

Admin Çırağı

Mesaj Sayısı: 19433


View Profile
Re: Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu
« Oluşturulma zamanı: 21 Kasım 2008, 12:44:04 »

 
     
uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu oyunları, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu programı, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu oyunu indir, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu program yükle, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu download, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu hikayeleri, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu resimleri, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu haber, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu yükle, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu videosu, Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Forumumuzun Etiketleri
Dört ruhunda iki dünya çarpışıyordu

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Alacakaranlıkta dört put Edebiyat Pepsi 0 32 Son Mesaj 06 Temmuz 2008, 15:23:01
Gönderen: Pepsi
Dört mevsim keki Damak Tadımız / Yemek Tarifleri Ulupamir 0 17 Son Mesaj 07 Temmuz 2008, 11:58:26
Gönderen: Ulupamir
Dört mevsim yaz: Maldivler Dünya Gezintisi sakasa 1 81 Son Mesaj 08 Ekim 2008, 00:07:38
Gönderen: Mavi Ucurtma
Dört nala Ereğli Çay Saati sakasa 0 17 Son Mesaj 24 Ağustos 2008, 10:54:02
Gönderen: sakasa
Canların Dört Kapısı - 380 MB Belgesel İzle A4 Tech 0 7 Son Mesaj 04 Kasım 2008, 16:35:25
Gönderen: A4 Tech
Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
Google - Sitemap|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Urllist | Google.Urllist
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [510] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89] [90] [91] [92] [93] [94] [95] [96] [97] [98] [99] [100] [101] [102] [103] [104] [105] [106] [107] [108] [109] [110] [111] [112] [113] [114] [115] [116] [117] [118] [119] [120]
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!