Prenses Üye
Nerden :
Mesajlar : 1850
Konular : 1217
Üye İd : 9
Rep Gücü : +2354/-0
Offline
|
 |
« : 27 Temmuz 2008, 12:37:55 » |
|
"Çünkü: - Onların hayvanî, vahşi bir cinselliğin ve de ölümün (aynı zamanda yaşamın ve "gerçek" değerlerin) ete kemiğe bürünmüş hali olduğuna inanırlar, - Şeytansı olduklarını düşünürler, - Sırları ve tılsımları olduğunu düşünürler, - Onları tatmin edememekten (ve de kendilerinden 'intikam' almalarından) çekinirler, - Bitmez tükenmez orgazmlarla sarsılmalarının hiç sonlanmayacağını düşünürler, - Sadık olmamalarından çekinirler, - 'Babalık'larından hiçbir zaman tam olarak emin olamazlar, - Kadınların erkeklerin penisine sahip olmak istediklerini düşünürler...
Adı ister korku olsun, isterse kıskançlık; erkekler -her zaman makul olduğunu düşündükleri gerekçeler sunarak- kadınlar üzerinde egemenlik kurmak ve de bunu sürdürmek isterler. Bu isteklerinin haklı nedenleri olduğuna 'iman' etmeseler de inanırlar. Kimi zaman bunu itiraf da ederler; ama çoğu zaman inkâr yolunu seçerler. Ünlü Fransız psikiyatr Jean Cournut, bu "anatomik kader"i, mitolojiden edebiyata, antropolojiden sosyolojiye, psikolojiden felsefeye dek uzanan geniş bir disipliner prizma ışığında bu şekilde incelemiş."
Evet sevgili okuyucu, adı geçen psikiyatrımız meslek yaşamı boyunca didinmiş, uğraşmış ve yukarıda belirtilen maddeleri sıralamış. Herhalde geçerli sebepleri vardır. Konusunda ilim irfan görmüş, mektebin taş merdivenlerini, soğuk koridorlarını arşınlamış, kütüphanelerinde sabahlamış bir insanın saptamalarını; gayriciddi düşünüşlerimize malzeme yapmak gibi edepsizliğimiz hiç olmamıştır ve olmayacaktır!
Birden başlayalım. Hayvani, vahşi cinsellik ve ölüm; üçlü saç ayağı olarak önümüze koyuldu. Erkekler bu sebepten neden korkarlar kadından? Cevap vermek isteyen var mı? Kadınların; gözü doymaz varlıklar olarak ortalıkta salındığını zanneden er kişi için, onu tatmin edememe endişesi ne kadar can acıtıcı bir faktörmüş?! Tarihin tozlu sayfalarındaki hemcinslerinin akibetine uğrama tereddüdü, en çokta yatakta korkutuyormuş demek ki?! "Başarmalıyım eğer olmazsa ölümlerden ölüm beğenmeliyim" ne korkutucu bir baskı?!!!
İki, üç ve dördü geçip, hemen beşe dalış yapıyorum. Bu konu hassas bir konu. Zevk alma durumunun kıyaslaması ve sayısı üzerine, devamlı bir yarış hali nedense devam eder durur. Yaratıcı bu konuda iltimas geçmiş kadına, adına ne derseniz deyin. Derinlik ve hissedilenin boyutunun, hangi taraf için nasıl bir oranda olduğunun ölçümünü yapmayalım burada. Fakat orgazm olup olamama endişesinin, erkek için korkutucu bir durum olması ilginç bir bilgi! Koskoca bilim insanınımız üstüne basmış. Bizde bilgileniyoruz eksik olmasın.
Sadıklık ve babalıklarından endişe etme durumu; kendi zihniyetlerinin bir yansıması galiba?! Tam olarak emin olmadığı sadakat anlayışını, karşısındaki dişiye atfederek şüphede olmak ve bunu göstermek ne ölçüde doğru? Yoksa acizlik mi?! Yıllar öncesinden gelen örneklerle, kadınlara karşı güvensizliğin vesikalarını hep akılda tutmak ve teyakkuzda yaşamak yorucu bir durum. Gevşeyin ve rahat olun.
Penise sahip olmak ise; merak edip, kafa yorduğumuz bir durum olmamakla beraber, sayın uzmanın nasıl böyle bir yargıya ulaşmış olduğunu anlayamıyorum açıkçası. Erkeğe bakıyorum ve "Eyvah bende yok, kesilmiş ne yapacağım ben" diye karalar bağlıyorum, bu durumda erkeği korkutuyor, "Ya benimkini de keserlerse" diye! Lüzumsüz bir tespit. Tenasül organlarından rahatsızlık duyup, yok etmeliyim düşüncesi taşıyan az sayıdaki elemanda, tercihi nispetinde yoluna devam etmektedir zaten. Endişeye mahal yok!
Kadın erkek dünyası sonsuza kadar, kazıldıkça kazılacak derin bir vaha. Görünen o ki, herkes kendine göre birşey çıkaracak. Peki hangisine itibar edelim derseniz?! Korkunun ecele faydası yok derim. "Yüzleşin korkularınızla" diyerek kişisel gelişim üzerine bir uygulama yapmayı da sağlayıverelim şurada. Elmayı kimin verdiğinden ziyade, beraber yenilip yenilmemesi önemlidir. Elele cennetten kovulan erkek ve dişiyi, yoldan çıkaran şeytandı! Şeytan kimdi peki?!
|