Forumbeles.com | Eğitim, Eğlence, Kültür, Sanat, Aşk, Sevgi, Wallpaper, Dini Konular, Komik Videolar, Resimler, Oyun Download, Program Download, İşletim Sistemi, Güvenlik, Cep Telefonları, Videolar, Ödev, Tez, Biyografiler, Aşk & Sevgi & Dostluk > Genel Kültür > Serbest Kürsü (Moderatör: нαzαη) > Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir?
Sayfa: [1]   Aşşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir?  (Okunma Sayısı 30 defa)
27 Haziran 2008, 19:43:36
 
Vip Üye

 Nerden :
 Mesajlar : 1672
 Konular : 1091
 Üye İd : 23
 Rep Gücü : +2372/-0

Offline Offline

Üyelik Bilgileri
 
« : 27 Haziran 2008, 19:43:36 »






“Ağrısız baş, sancısız diş olmaz” derler ya hani, bu âlemde her şey arzu ettiğimiz gibi olmuyor. Her şey planladığımız gibi gitmiyor.

Hepimizin hayatı biraz inişli çıkışlı, acılı tatlılı, hüzünlü sevinçli, sıkıntılı neşeli...

Huzuru, mutluluğu, saadeti ve sevinci hepimiz hoş karşılarız. Ama musibeti, dertleri, hastalığı, hattâ bir adım ötesi belâyı hoşça karşılayabiliyor muyuz?

Karşılaştığımız her musibetin içinde saadetin varlığını, derdin içinde dermanın bulunduğunu, hastalığın önünde şifanın yer aldığını, belânın içinde sefanın, cefanın içinde vefanın olduğunu görebiliyor muyuz?

İşte o zaman hayat kolaylaşır, sıkıntılar azalır, musibetler küçülür, hastalıkların acısı ve elemi hafifler.

Bütün bunlar nasıl olacak, diyebilirsiniz

Birincisi: Her şeyden önce başa gelen her musibetin ve içine düştüğümüz her derdin daha büyüğü vardır. “Allah beterinden saklasın, daha acısı ve daha dayanılmazı olabilirdi” demek, musibeti küçültüyor, neredeyse, “Bu kadarına şükür” diyesi geliyor insanın. Büyük değil de, küçüğünün başa gelmesi bir yerde nimet bile olabiliyor.

Yola çıktınız, gidiyorsunuz, diyelim ki, arabanızla bir kaza geçirdiniz, bir iki hasarla atlattınız, “Cana geleceğine mala gelsin” dediniz. Cana da zarar gelebilirdi, ama atlattınız. Veya bir iki sıyrıkla geçiştirdiniz, daha kötüsünden kurtuldunuz.

İkincisi: Hayat musibetlerle, sıkıntılarla, hastalıklarla pekişiyor, güçleniyor; insanın dayanma gücü artıyor, olgunlaşıyor.

Dertler ve sıkıntılar insanı hayata bağlıyor, pes ettirmiyor, teslim olmuyor insan, direnci ve azmi artıyor, neredeyse güç üzerine güç kazanıyor.

Hiç dert görmemiş, hasta olmamış bir insanla, çekmediği sıkıntı kalmamış bir insanın hayatı kavrayışı aynı mıdır?

Birisi için felaket olan bir olay, diğeri için sıradanlaşıyor. Birisi şok ve panik yaşarken, ötekisi soğukkanlılıkla karşılıyor başına gelenleri...

Dertler insanı pişiriyor, olgunlaştırıyor, mücadele gücünü arttırıyor, başarısını kamçılıyor, çok zaman istediği hedefe bile ulaştırıyor.

Sıradan bir hayat, tekdüze bir ömür, gecesi gündüzü aynı geçen bir gün, sabah kalk, akşam yat felsefesi insanı tembelleştiriyor, hayattan beklentilerini tüketiyor, yaşamanın cezbesini, cazibesini, bütün çekiciliği törpülüyor.

Zaten dertsiz baş olmuyor; sıkıntısız, üzüntüsüz, elemsiz, ıstırapsız bir insan yoktur, önemli olan bütün bunlara hazırlıklı olmak, gelecek için bir atlama taşı olduğunu kavramaktır.



Önemli bir nokta da şu: musibeti gözümüzde büyütmemeli, küçük görmeliyiz.

Musibetin içinde boğulup kalmamalı, bir çıkış yolu aramalıyız. En kestirme çıkış yolu da, musibeti küçültmektir.

Hani, bazen gece vakti, karanlık bir ortamda insanın gözüne bir hayal ilişir. Bir köşede sallanan bir ipe bakar durur, baka baka o ipi yılan sanmaya başlar, sonunda kendi kendini korkutur.

Veya bir bahçe kenarında otururken az ilerideki ağaca baktıkça ve rüzgarın çarpmasıyla ağacı sallanır halde gördükçe, ağacı, üzerine doğru gelen bir canavar zannetmeye başlar.

Halbuki ne o ip yılandır ve ne de o sallanan ağaç canavardır. Olayı gözünde büyütmüş, sonunda boş yere kendi kendini korkuya kaptırmıştır.

Biraz cesaret göstererek gidip o ipi eliyle tutsa veya o ağacın yanına gitse, ne bir korku kalacaktır üzerinde, ne de bir endişe…

Başa gelen musibetler de öyle. Gözde büyütüldükçe büyür, geleceğini karartır, ümidini yitirir, korku ve telaş içinde hayatını alt üst eder.

Ancak bilse ki, musibetler ne olursa olsun geçicidir, ilk anlardaki, ilk günlerdeki gibi ağırlığı kalmaz, azalır.

Bunun için başa gelen her musibeti küçültmeye çalışmalı, basitleştirmeye gayret etmeli, bütünüyle hayatımızı etkisi altına almasına müsaade etmemelidir.

Üçüncüsü: En büyük nimetler ve saadetler çok çeşitli ve büyük musibetlerin arkasından gelmiş. Varlık da öyle, servet de öyle. Yattığı yerden kim ne kazanmıştır?

Yusuf Aleyhisselâm bunun için çok çarpıcı bir örnek.

Aklı, idrakı, babasına bağlılığı, efendiliği, fizik ve ruh güzelliğiyle kardeşlerinin önüne geçmiş. Haklı olarak kıskanmışlar kardeşleri onu... Gözden düşürmek, aralarından uzaklaştırmak istemişler bir an önce...

Birgün alıp götürmüşler, kuyuya atmışlar. Kurtulduk diye sevinmişler üstelik...

Kuyudan çıkartılmış, esir pazarında köle diye satılmış. Saraya alınmış, bu sefer sarayın hanımı göz koymuş güzelliğine...

İftiraya kurban gitmiş Yusuf Peygamber, ama iffetine sahip çıkmış, sonunda kendini zindanda bulmuş.

On dört sene hapiste kalmış. Çekmediği eza, görmediği cefa kalmamış. Gençliği hapishanede geçmiş. Ama orayı bir okula çevirmiş, insan eğitmiş, gönüller yapmış kaldığı süre içinde orada... Bunun için hapishaneye “Medrese-i Yusufiye” denmiş, “Yusufiye okulu” anlamına.

Ama sonunda ne olmuş Hazret-i Yusuf? Mısır’a sultan olmuş, ülkenin hazinesi eline geçmiş, tek söz sahibi olmuş her konuda memlekette...

İnsana ve insanlığa himmet etmiş, destek olmuş ve sonunda peygamberlik şerefiyle şereflenmiş. Herkes ona koşmuş, ona ulaşmış, onun eline el vermiş.

Sonunda yıllar boyu görmediği, göremediği ve hasretleriyle yandığı annesiyle babasıyla ve kendisini yok etmeye çalışan kardeşleriyle buluşmuş. Kardeşlerini ise bağışlamış severek...

Ve gele gele bir insanın dünyada ulaşabileceği en yüksek saadete ve nimete kavuşmuş.

Ama bununla da kalmamış, her konuda zirvede olduğu bir sırada, maddi ve manevi feraha ve refaha ulaştığı bir esnada dünyanın geçici nimetleri tatmin etmemiş onu; bitip tükenmeyen sonsuz saadet nimetini istemiş, Rabbine kavuşmuş. Ebedlere geçmiş, bekaya ulaşmış.

Evet, musibetler içinde ne saadetler gizlenmiş, musibetleri Vereni tanıyınca...

Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Reklamcı
Anahtar Kelime
*****

Admin Çırağı

Mesaj Sayısı: 23179


View Profile
Cevap: Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir?
« Oluşturulma zamanı: 08 Ocak 2009, 10:16:28 »

 

Bu Sıfırlarda nerden geldi google.com
Konu: Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir?  (Okunma Sayısı 30 defa)
00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00 - 00

uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? oyunları, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? programı, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? oyunu indir, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? program yükle, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? download, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? hikayeleri, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? resimleri, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? haber, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? yükle, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? videosu, Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir? msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Forumumuzun Etiketleri
Her musibet bir saadetin habercisidir, deniliyor. Musibet nasıl saadet getirir?

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Biz nasıl savaşırdık? Kitaplar - Dergiler Pepsi 0 49 Son Mesaj 04 Mayıs 2008, 20:46:57
Gönderen: Pepsi
Ailede Saadet Prensipleri Aile Anemon 0 41 Son Mesaj 27 Mayıs 2008, 15:45:03
Gönderen: Anemon
Virüs nedir? nasıl bulaşır? nasıl temizlenir? virüslerden korunma? Bilgisayar & İnternet Hakkında Anemon 0 111 Son Mesaj 02 Haziran 2008, 19:06:14
Gönderen: Anemon
Türkler tarihi nasıl yaptı, nasıl yazdı Tarih Hakkında Herşey Ulupamir 1 109 Son Mesaj 03 Ekim 2008, 23:21:04
Gönderen: Mavi Ucurtma
Nasıl yaşayanlar nasıl ölüyorlar? Bunları Biliyor Musunuz? - Bilelim Öğrenelim bayrak 1 30 Son Mesaj 03 Ekim 2008, 23:20:18
Gönderen: Mavi Ucurtma
Bir Musibet Dini Konular SIL@ 0 20 Son Mesaj 08 Temmuz 2008, 02:32:03
Gönderen: SIL@
Asr-ı Saadet’te Ramazan Kitaplar - Dergiler İştip 0 24 Son Mesaj 03 Eylül 2008, 13:06:41
Gönderen: İştip
Allah İsimlerinin Nakışlarını Göstermek İçin İnsana Musibet Veriyor Dini Konular Gökkuşağı 0 12 Son Mesaj 14 Eylül 2008, 22:17:46
Gönderen: Gökkuşağı
Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
Google - Sitemap|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Urllist | Google.Urllist
Youtubeye Giriş, Programsız - Dns | Ascii Resim Çizme - Resimleri Karakterleştirme | Rapidshare
[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89] [90] [91] [92] [93] [94] [95] [96] [97] [98] [99] [100] [101] [102] [103] [104] [105] [106] [107] [108] [109] [110] [111] [112] [113] [114] [115] [116] [117] [118] [119] [120]
Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!