Prenses Üye
Nerden :
Mesajlar : 1850
Konular : 1217
Üye İd : 9
Rep Gücü : +2354/-0
Offline
|
 |
« : 16 Ağustos 2008, 02:00:55 » |
|
İkinci bir hayata başlarken mantık evliliği ön planda olduğu için evlilikler daha sağlıklı oluyor dedik. Hele de işin içine aşk girerse çok daha harika oluyor. Bazen ilk evlilikler de aşk olmamışsa ve bunu ikinci evliliğinde hissetmişe ki aşk isteyerek olan bir olay değildir. İnsanın elinde olan bir olayda değildir. Bakkaldan da alınan bir nesne değil. Bu bağlılığın derinliği oldukça fazla oluyor. O hayat çok mükemmel bir hayat ve mükemmel bir duygu oluyor. Aşkta tamamen yürek vardır, cinsellik yoktur. Bu denli bir sevgi karşısında ve bu denli bir bağlılık karşısında onun yanında bile durmak, ve onun varlığını bile hissetmek çök farklıdır. Aşk bir kez yaşanır. İşte bunu yaşayan çiftlerden birinin artık o kişiden başkasını hayatında hiç mi hiç görmek istemez. Bu hayata müdahale edecek bir olay hissetse bile geçmişin verdiği acıyı hatırlar ve çok büyük bir tepki gösterir. Bu tepki belki onun hayatını tekrar zedeleyebilir. Farkına varmadan hatalar yapar. Çünkü elindeki o mükemmel hayatın alınacağından korkar. Bir anda aslan gibi her tarafı parçalamak ister. Yeter ki o hayatına müdahale edilmesin. Kontrolden çıkar. İşte o anda partnerinin büyük bir desteğine ihtiyacı vardır. Eğer o da onu anlaya bilir ise onunla yürek olur ise o kükreyiş kolay hallolur. Onu anlamışsa onu seviyordur. Onun geçmiş hayatına saygı duyup elinden tutması gerekir. Tabi o da seviyorsa. eşlerin ikisinin de başından kötü bir deneyim geçmişse ikisinin de bir birlerine sıkı sıkıya anlayışlı davranması gerekir. Belki zaman zaman geçmişi hatırlayıp onun kızgınlığı ve onun verdiği ızdırap onarlın kontrolünü elinden alabilir. Eşi hemen ona yardımcı olmalıdır.. Hayat birlikte yaşanır. Prensip “birliktelik” olmalıdır.
Eşlerin karşılıklı olarak dikkat etmesi gereken hususlar ise; geçmiş hayatını asla ve asla hatırlamamalı. Geçmişten aldıkları dersleri uygulamalı. Kimse, eski eşinden söz etmeyi bir kenara bırak, ne günahını ne sevabını asla söylememelidir. N. Hoca bir gece yorganını almış giderken sokakta onu görenler sormuşlar “ya hoca nereye? Hoca: aldım yorganı gidiyorum, evde yatacak yer kalmadı da. Demişler ki; Olur mu hoca evde bir eşin ve bir de sen vardın. Kim geldi ki? Hoca: siz öyle bilirsiniz, karım aldı eski eşini yatağa ben aldım eski eşimi derken artık ne yatakta yer kaldı nede evde, sığmadık bende payıma düşen bir yorgandı onu aldım gidiyorum. Evet böyle olmamalıdır. Eğer eski eşler araya girerse sonuç ta olacak olan budur. Fakat bunun kontrol altına alacak olan eşlerin sağduyularıdır. Biri hasbelkader bir hata yaparsa öteki onu kontrol etmeli. Çünkü hayat birlikte yaşanır.
Eğer çiftlerden birinin başından bir evlilik geçmişte öteki henüz ilk evliliğini yapıyorsa, ilk evliliğini yapan kişi evlendiği kişinin eski hayatının onun üzerindeki etkilerini iyi bilmelidir. Ve onu kontrol etmelidir. Çünkü o ilk hayatında büyük bir yara yemiştir. O yaralıdır. Onun eski ve kötü bir eşi olmuştur. Belki onu hatırlayabilir. Fakat eğer eş onu gerçekten seviyorsa onu kontrol altına almalıdır. Fakat eşlerden biri hele de bu erkekse ve çok duygusal ve gururlu ise, bayan çok daha dikkatli olmalıdır.
Böyle bir evlilikte eşler yeni hayatında eşine çok daha sadakat le bağlanırlar. O bunun farkında bile olmaz. İlk evliliklerini yaşayanlardan daha sadakatli olurlar. Çünkü onlar kötü nedir onu yaşayarak görmüştürler. O, bir sorun çıktığında “acaba başkasıyla daha iyi bir evlilik yapabilir miydim” diye aklının köşesinden bile geçirmez. Çünkü çeşitli olumsuzlukları yaşayarak görmüştür. Hele bu bir bayan ise. Bayanlar farklı farklı evlilik talebinde pek olmazlar. Fizyolojik olarak da böyle bir yapı var. Onların talebi hep tek olmasıdır. Onu başkasıyla paylaşmak istemezler. Fakat erkeklerde ikili bir talep olabilir. Bayanın isteği tek eşle bir hayat sürmektir. Bu bir hayat kadını bile olsa yüreğinde yatan tek eştir. Kadınların yapısı bu dur. Kadınlar daha vefakâr ve sadakatli oluyor bunu ben bir bayan olduğum için değil bir çok erkek, sağduyulu kişilerden aldığım bilgiye ve gözlemlerime de dayanarak söylüyorum. Ama erkekler kadınlara nazaran daha mukavemetli olurlar. İşte bu noktada erkekler ise kontrolü eline almalı ve o kötü hayattan onların çıkmasına yardımcı olmalıdır. Yukarıda anlattığım gibi bazı hatalar yapabilirler, her zaman herkes hata yapabilir önemli olan bu hatayı anlayıp düzeltme yoluna gitmektir. Bunarı karşılıklı anlaşma ve saygıyla çözebilirler. En kötüsü kişinin hatasında ısrar etmesidir. Hatası ispatlandığında ortaya çıktığında hatasını kabullenip özür dileyen biri hayatta yaşanabilecek kişidir. Hele de işin içinde bir aşk varsa. Aşkla olan bağlılık varsa....
Yazar Adı: Hanife ÇITA
|