| 07 Haziran 2008, 01:36:35 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #20 : 07 Haziran 2008, 01:36:35 » |
|
İnsanın içini en çok yakan şey söylenemeyen sözlermiş meğer. Sana söyleyemediğim her söz acı bir yumruk gibi boğazımda. Sana her baktığımda kalbimi avucuna alıyorsun, sesini her duyduğumda biraz daha sıkıyorsun avucunu, yüreğim sıkışıyor sesini duyduğumda. Kaçmak istiyorum senden, senin sesinden, senin gözlerinden kaçmak istiyorum, bırakmıyorsun. Bilmeden tutuyorsun beni. Bilmeden sevdiriyorsun. Bilmeden acılar veriyorsun yüreğime. Bilmeden� öldürüyorsun.
Sana ben şiirler sözler büyüttüm Sana ben baharlar yazlar büyüttüm Sana ben hummalı gizler büyüttüm Söyleyemedim
Yanı başında olabilmek isterken delice, sana bakmak isterken, seninle konuşmak isterken, sana dokunmak isterken, sana yakarken yüreğimi, sana baktıkça acı çekiyorum. Gözlerin ölümüm oluyor. Sana baktıkça yıkıla yıkıla ölüyorum. Sen bilmesen de, ben biliyorum. Şarkılar yazdım sana okuyamadım Hep yanımdaydın oysa dokunamadım
Bir gün sen de bileceksin, biliyorum. Bir gün söyleyemediğim bütün sözler yol bulacak yüreğimden gözlerine. Yüreğim yol bulacak yüreğine. Biliyorum, bir gün uzattığım ellerim buluşacak ellerinle. Bilmekle yetiniyorum. Sensizlikte seni sevmek yüreğime yetmese de, gözlerinde yabancı olmak gözlerime yetmese de, uzandığım boşlukta seni hissetmek ellerime yetmese de yetiriyorum. Seni sevmekten vazgeçmemek için kendimi bitiriyorum. Yokluğunda seni var etmeye çalışırken, varlığımda yok oluyorum. Bitiriyorum kendimi bizi başlatmak için. Seni çok seversem duyarsın sanıyorum. Yüreğimin çığlıklarından kendimi duyamıyorum. Sana yüreğimi duyuramıyorum. Sen bilmesen de ben biliyorum. Sana ben hayaller düşler büyüttüm Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm Sana ben hummalı aşklar büyüttüm Söyleyemedim
Gözlerimden gitmiyor bakışın. Gülüşüne bakarken gülüşünü özlüyorum. Bana gülmeni istiyorum sadece. Benim için gülmeni. Gülümserken küçülen gözlerine aşık oluyorum durup durup. Durup durup seni seviyorum.
Sen bilmesen de ben biliyorum. Sen sevmeden de ben seviyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Reklamcı
|
Bu Sıfırlarda nerden geldi google.com
Konu: Ölemiyorum Bile... (Okunma Sayısı 560 defa)
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00 -
00
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Ölemiyorum Bile... oyunları, Ölemiyorum Bile... programı, Ölemiyorum Bile... oyunu indir, Ölemiyorum Bile... program yükle, Ölemiyorum Bile... download, Ölemiyorum Bile... hikayeleri, Ölemiyorum Bile... resimleri, Ölemiyorum Bile... haber, Ölemiyorum Bile... yükle,
Ölemiyorum Bile... videosu, Ölemiyorum Bile... msn eklentisi, şarkı sözleri
|
|
|
Logged
|
|
|
| 07 Haziran 2008, 01:36:47 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #21 : 07 Haziran 2008, 01:36:47 » |
|
Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum. Üşüyorum. Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava. Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten, daha ne kadar ıslanabilirim ki?
Burada mısın değil misin belli değil. Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların. Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın. Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun?
Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik. Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi. Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne…
Yokluğuna alışmaktan korkuyorum, ne kadar kötü… Yokluğunu yürüyorum sokaklarda. Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh. Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni. Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek… Anlamlı olan bir şey yoktur onlar için. Belki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen, bu bekleme işkencesi bitsin diye… Bu yokluk hissi öldürecek beni…
Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor, kanat seslerini duy. Gelmek iste bana. Bir görsem yüzünü, ah bir dokunsam sana…
Göreceksin, sevdanın çiçek çiçek açtığını, umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını. Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak. Ben o gönlü genişlerden değilim. Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni, o zaman yanımda da olmalısın. Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok..
Şimdi yalnız geceleri seviyorum. Seni yıldızlarda buluyorum. Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı. Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece.. Zaman geçer, herşey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama… Bir tek Seni Unutamam..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Haziran 2008, 01:37:08 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #22 : 07 Haziran 2008, 01:37:08 » |
|
Seni delice arzuladığımın farkında olmana rağmen sırtını dönüp gitmen çok yakmıştı canımı.. İçim hala acımakta.. Şimdi sensizliğin buz gibi kışında üşüyorum.. Sigaramın dumanında beliren gözlerini içime çekip tarifsis bir haz yaşarken, sensizlik yine çıkageliyor.. Ve ben yine kanıyorum.. Oysa bir kurşunum olsa, alnının ortasından vururdum sensizliği ve sessizliği.. Siyah gecelerin zifiri karanlığını yırtıp atardım gücüm olsa.. Ama ne sensizlikle, ne de karanlıkla baş edemiyorum.. … Ve yığılıp kalıyorum.. Sensizlik öyle zor, öyle dayanılmaz ki; en küçük engeller bile koca bir orduya dönüşüyor karşımda.. Belki bu yüzden kavuşamıyorum sana! Adına aşk denilen tüm bu saçmalıkları, kaderin cilvesi diye geçiştiriyorum.. Tüm bu yaşadıklarıma inat yine seviyorum, geceler boyu yine adını yazıyorum buğulu camlara.. Nefes gibi içime çekince yokluğunu, hoyratlaşıyor sana olan duygularım.. Sensizlik hırçınlaştırıyor kabaran denizlerimi.. Kimlesin, nerdesin bilmiyorum.. Ama yerin hiç dolmadı.. Dolmayacak da! Ki; yerine kimsecikleri koymayı aklımın ucundan dahi geçirmedim biliyor musun? Perişan halime rağmen hiç kınayamıyorum aşkımı.. Ve her gün biraz daha büyütüyorum içimde SEN’i.. Keşke anlayabilseydim her şeye inat seni niçin böylesine küstah bir aşkla sevdiğimi.. O zaman belki anlatabilirdim sana, seni nasıl sevdiğimi..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Haziran 2008, 01:37:26 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #23 : 07 Haziran 2008, 01:37:26 » |
|
Bazı yaşamlar vardır, hep bir şeyleri eksik olan� Ne yaparsan yap, tamamlayamadığın ve hep bir şeyleri aradığın neyi aradığını bilmeden�
Bazı yaşamlar vardır, soruları cevaplarından fazla olan ve neyi nereye koyarsan koy hep aklının bir köşesinde bir soruya bir türlü cevap bulamadığın�
Ben böyle bir yaşamı sürüyordum� Elimdekiler bir türlü yetmiyordu yaşamımı doldurmaya. Sürekli bir kaçışta ve sürekli bir arayışta geçip gidiyordu günlerim� Bir şeyin eksik olduğunu bildiğin ama o eksiğin ne olduğunu anlayamadan onu aradığın zaman, elindekiler ne kadar fazla olursa olsun bir türlü yetinemezsin�
Ve sonra ben; hiç de beklemiyorken seni buldum� Anladım ki aradığım sendin� Yalnızca varlığıyla koskoca bir yaşamı doldurabilecek, tüm sorulara cevap olabilecek, arayışlarımı ve kaçışlarımı durdurabilecek tek şey aşktı� Aşksa yalnızca senin gözlerine baktığımda bulmuştu beni�
Sana baktım ve yenilendi tüm yaşamım�
Sana baktığımda hayatımdaki tüm soruların cevaplarını görüyordum� Asla kaçmayı istemeyeceğim bir ülke görüyordum� Asla başka bir şey aramayacağım bir buluş görüyordum�
Sana aşık oldum�
Şimdi yanında tamamlanmış bir yaşamın, cevaplanmış soruların ve koskocaman bir aşkın sahibiyim�
Belki de yaşam boyunca sahip olmayı istediğim tek şey buydu�
Seni buldum ve hayatım kendini buldu�
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Haziran 2008, 01:37:44 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #24 : 07 Haziran 2008, 01:37:44 » |
|
Derin bir sızı başladı önce yüreğimde... Bir mutluluk doldu gönlüme.... Büyük bir heyecan sardı bedenimi... Evet, dedim. İşte, aradığım bu!
Daha ilk anda herkesten farklı olduğunu gösterdin bana... Daha ilk anda sevgi dolu yüreğini açtın yüreğime...
Hayatım sen oldun. Hayatın ben oldum. Nefesim sen oldun. Kalp atışın ben oldum. Dahası gülümseyişim oldun.
" Hoş geldin gülümşeyişim! " dedim sana... " Hoş bulduk kalp atışım! " dedin bana...
Bir kapı zilinde kaldığı yerden devam etmeye başlayan aşkımız dünyalara bedel bir şey oldu.
Sen bana baktığında sevgimi gördün. Ben sana baktığımda sevgini gördüm. Alem bize baktığında sevda nedir gördü. Bir insan böylesine nasıl sevilirmiş gördü. Sevenler yıllar geçse bile elbet buluşurlarmış, gördü.
Senden önce hiç böyle büyük bir heyecana ev sahipliği yapmamıştı yüreğim... Zamanın elleriyle tokalaşmanın burukluğu vardı. Kırgınlıklar, küskünlükler sarmıştı benliğimi... Ama anladım ki senden önce her şey boşmuş, senden öncesi yokmuş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Haziran 2008, 01:37:58 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #25 : 07 Haziran 2008, 01:37:58 » |
|
Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim… Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım. Gölgen ki, düşüvermiş kalbime.. Ne yakınsın ne uzaksın sen bana. Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu… Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu.
Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk, Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk… Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle, Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana.. Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu.. Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu.
Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur. Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur. Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu… Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu, Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu…
Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim… Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim. Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde… Ne yalansın ne doğrusun sen bana… Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu. Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Haziran 2008, 01:39:10 |
Gönül Yarası
Site Yöneticisi
Yaş : 23
Cinsiyet :
Nerden : Anemon Diyarından
Mesajlar : 9141
Konular : 6449
Üye İd : 1
Rep Gücü : +8364/-0
Kişisel Mesaj : Administrator
Offline
|
 |
« Yanıtla #26 : 07 Haziran 2008, 01:39:10 » |
|
Bahtımın karasında tükenmeyen ışığım; karanlık bir gecenin dizlerinin dibindeyim
yine. Her şeye inat, yüreğime özlemlerle ektiğim her dem taze sevda fidanımsın…
Kelimelerin boyu yetişmiyor yine seni anlatmaya. Acıların beni boğduğu yerde,
sevdaya dayanaklarımı budayan derbeder düşlerinin gölgesini çekme üzerimden.
Büyük aşkların kanatsa da yüreğini, tükenme. Sil bakışlarıma sevdalı
kanamalarını. Bir kuşun gagasındaki umuda bırak başıboş yarınlarını. Gül gibi
adımın yanışlarına, yeni bir gülüş şahit olsun öpülesi dudaklarında…
Eteklerime topladığım çiçekleri ellerinle saçlarıma tak hadi… Gezdiğim
yollardaki ayak izlerimi öpmeyi bırak şimdi… Gözlerindeki ışığı karanlıklarıma
sür… Yüreğimin son ihtimallerinde dindir saçlarımı okşayan acıları… Şu koca
dünyada yapayalnızken ben; titreyen dudakların, kuruyan yaprakların, soğuk
duvarlara dokunan ellerin olsun yarenim… Ele avuca sığmaz suskunluğunu giyin
üzerine, yanılmışlığını at bir kenara, son baharında ömrünün sana gülmek yakışır
kavga bilmez bir sevdanın koynunda…
Dinle sözlerimi sevgili… Gözlerinin içine al ve yüreğinin
dibine çek beni… Yağmur bil gözlerimi işle nakış nakış yüreğine… Güneş bil
sözlerimi, ışık bil yüreğimi… Kana kana ıslanırken yağmurlarında hüzünlerimi boğ
damlalarında… Yağ hadi üzerime durma… Sesin gelsin ıslak dudaklarıma… Yorgun
ayaklarına derman olayım, gitme… Sevmelere koş benimle… Varsın hasret olsun be
canım boynumuzu büken, ayrılık olmasın…
Yüreğimin kapılarını arala, gün ışığım sızmalı karanlıklarına… İtaatkar
yalnızlığını, sevdalı askerlerimin kuşatmasına olanak ver… Hazırlan aşktan ölen
sonbaharıma. Hem yakın hem uzak olmanın acısını bilen kalbini tükenen
ihtimallerle kırmak istemem. Nam-ı diğer deli kızım ben, galibi olduğum harpleri
sana kaybettirmem. Gözlerini yumduğun sevda ülkelerinin tek bir toprağını
kaybettirmem sana.
Ardına bakma sevgili sen benim yanımdasın… Mutluluğa en
yakın nefes alışlarım, kabule en yakın dualarım ve her gün tazelenen
özlemelerimsin… Ayak dibine çöküp dinlendiğim gecemsin, yüreğimin uğruna ölmeyi
istediği sevdamsın benim… Şimdi ne kadar seviyorsun diye sorma bana… Bir sınırı
bir boyutu yok ki sevdamın… Sağdan sola kadar mı desem yerden göğe kadar mı…
Hayır hayır, ben seni yüreğinin büyüklüğü kadar, ben seni gözlerindeki aydınlık
kadar seviyorum…
Emanetim olsun yüreğin bırak, aklına gelmeyen başına gelsin, kendini bana bırak…
Hadi ne duruyorsun tut ellerimden, özleminin sıcak terlerini çarp yüzüme,
üşüyorum… Keskin ayazlarla bükme belimi. Unutma, Ay ışığı değil odana yansıyan,
geceyi giymiş sana gelmişim gül kırmızı nefesimle, ne yol bilirim ne iz. Korkma,
sarmaşık misali sokul masallarıma, kim bilir ne destanlar yazacağız daha…
Almayacağım seni senden, yaralamayacağım… Dört mevsime kor düşürsem de
yakmayacağım ellerini, gözlerim cehennem ateşi de olsa sakınma. Anla artık, ait
olma “emanet” ol yüreğime… Beni kabul et yürek yangınımla…
Ne kadar güzel olduğunu bir tek ben bilirim…
Sadece ben…
Hep yüreğinin neresindeyim diye soruyorsun ya;
Önüm arkam,
Sağım solum,
Her yanım, sen…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 14 Kasım 2008, 23:10:02 |
|
|
 |
« Yanıtla #27 : 14 Kasım 2008, 23:10:02 » |
|
Şişirip yelkenleri, açılma vaktin gelmiştir denize. Bilirsin ki ne fırtınalar, ne deli dalgalar beklemektedir seni. Korkarsın, terk edemezsin limanı, bir köşesine sığınırsın. Kabullenmesen de artık aşk bitmiştir, İşte son bu...
İçin hep hüzün doludur, bir türlü kabullenemezsin bittiğini. Gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demesini beklersin. O sözler hiç çıkmayacak o dudaklardan bilirsin. Yinede umudun yeşildir, İşte hayal bu...
Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. An olur ki ne olur bitmesin dersin. Bu sözlerin dudaklarından nasıl çıktığına kendin bile inanamazsın. Oysa o yüzüne bakıp sadece gülümser, İşte acı bu...
Ondaki sıcaklığı kimsede bulamayacağını düşünürsün. Kimse onun gibi gülemez, onun gibi dokunamaz dersin. Ve kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilirsin. Kahredip başını eğersin önüne. İşte hüzün bu...
Nefes alamaz hale gelirsin, daralır için. Bir kaç saatlik derin bir uykuya hasretsindir. Bilirsin ki gözlerini kapasan da terk etmeyecektir hayali. Atarsın gecenin kollarına kendini, İşte huzur bu...
Ondan gelecek tek bir haberi umutsuzca beklersin Bir de beklemek ölüm gibi gelir insana böyle zamanlarda. Aslında ölüm fikride garip değildir artık sana. Geri dönerse diye ölemezsin bile, İşte sabır bu...
Hayat devam ediyordur ama her şey yarımdır, hep bir yanın eksik. Yüreğin eskisi gibi atmayacaktır, başka aşklarsa seni kandırmayacaktır. O başkalarıyla, mutlu bir hayatı yaşıyor olsa da, yine de sevginden vazgeçemezsin. İste aşk bu...
Boshwer, hep aynı masaL. “Hayat ve Ben” işte hepsi bu kadar…
|
|
| | |