Site Yöneticisi
Nerden :
Mesajlar : 1210
Konular : 918
Üye İd : 20
Rep Gücü : +1022/-0
Offline
|
 |
« : 23 Ekim 2008, 17:57:30 » |
|
Unutulmaz polis ikilileri! İşte polisiye sinemasının akıllarda yer edinen ikilileri:
Bazı vakalar iki kişiliktir... Genç ile yaşlı, suskun ile konuşkan, gözlemci ile girişken, şüpheci ile duygusal, erkek ile kadın, siyah ile beyaz... İşte polisiye sinemasının unutulmaz ikilileri.
Polisler, polisiyenin ve aksiyon sinemasının vazgeçilmez baş karakterlerini oluşturur. Buna karşın her zaman yalnız değiller: TV seyircileri kadar sinemaseverlerin de gözleri polis arabalarının hem sürücü hem de yolcu koltuğunu dolu görmeye aşina.
Kulaklarımızsa bu iki koltuk arasında epey laf dalaşına ve fikir çatışmasına alışmış durumda, çünkü polisiyede “ortaklar” nadiren birbirlerine benzeyen ya da uyumlu tipler oluyor. Genellikle envai çeşit zıtlıktan yakıtını alıyor, bu filmler. İşte sinemanın unutulmaz polis ikilileri.
BAD BOYS II / ÇıLGıN İKİLİ II
Yönetmenliğini ilk filmde olduğu gibi yine Michael Bay’in üstlendiği Bad Boys 2’de sokakların bitirim ikilisini bıraktığımız yerden sekiz yıl sonra yeniden buluyoruz. Narkotik büroda çalışan Mike Lowrey (Will Smith) ve Marcus Burnett (Martin Lawrence) bu kez Miami’deki ecstasy trafiğini engellemek üzere kolları sıvıyor ve Rus mafyasından Küba uyuşturucu karteline kadar birçok tehlikeli oluşumun öfkesini üzerlerine çekiyorlar.
Yönetmeni : Michael Bay Oyuncular : Martin Lawrence, Will Smith Yapım Yılı : 2003 Süresi : 147 dakika
48 HOURS / 48 SAAT
Jack Cates (Nick Nolte) ve Reggie Hammond (Eddie Murphy)
Polisiyenin unutulmaz “zıt ikili”lerinden biri. Nick Nolte’nin ketum maço polisi Jack Cates ile Eddie Murphy’nin ona 48 saatliğine yardım etmek üzere hapisten çıkarılan gösterişçi ve ağzı kalabalık Reggie Hammond’ı birbirlerinden o kadar farklı tipler ki, onları bir arada gördüğünüz andan itibaren iki şeyden emin oluyorsunuz:
1) Bu iki tip mutlaka bir noktada birbirlerine girecekler
2) Finale kadar aralarındaki çatışmadan bol bol kahkaha çıkacak.
Ve filmin bu iki vaadi de boş çıkmıyor.
LETHAL WEAPON / CEHENNEM SİLAHI
Martin Riggs (Mel Gibson) ve Roger Murtaugh (Danny Glover)
“Bu iş için fazla yaşlıyım.”
Hiç şüphesiz polisiye/aksiyon filmlerinin unutulmaz sızlanmalarından biri bu. Sahibi de tabii ki Danny Glover’ın oynadığı Roger Murtaugh. Ama nasıl sızlanmasın? Artık emekliliğe merdiven dayamış bu “kitaba göre çalışan” polisin kendini öyle çılgınca tehlikeye atılmaya hiç niyeti yok, gelgelelim genç ortağı Martin Riggs çılgının daniskası!
Şimdiye dek dört filmde izlediğimiz Riggs ile Murtaugh, “tecrübeli sakin ortak” ve “ele avuca sığmaz genç ortak” dinamiğinin belki de en ünlü örneğini teşkil ediyorlar.
RUSH HOUR / BİTİRİM İKİLİ
Baş Müfettiş Lee (Jackie Chan) ve Dedektif James Carter (Chris Tucker)
Bir yanda Hong Kong’un sevimli ve gözüpek aksiyon yıldızı Jackie Chan’in Lee’si var, bir yanda ise özellikle 5th Element’in motor ağızlı DJ’i olarak ünlenen Chris Tucker’ın Carter’ı. Üç filmi bulan ortaklıkları kültürlerarası didişmeden envai çeşit tuhaf emprovize dövüş tekniklerine ve İngilizce şarkı söyleme egzersizlerine kadar uzanıyor.
Bu ikilide Chan hem beceriyi hem de sorumluluğu kendi bünyesinde toplayınca, Tucker’ın karakterinin payına sokak kurnazlığı, işlek bir ağız ve bastırılamaz bir böbürlenme hevesi düşüyor.
POINT BREAK / KIRILMA NOKTASI
Johnny Utah (Keanu Reeves) ve Angelo Pappas (Gary Busey)
Klasik “genç polis / yaşlı polis” eşleşmelerinden. Johnny Utah, sakatlandığı için Amerikan futbolunu bırakıp FBI’a katılmış bir “çaylak”... Pappas ise yanına bir çaylak verilmesinden hiç hazzetmeyen emektar FBI ajanı.
Pappas’ın çözülemeyen bir dizi soygun olayından sörfçülerin sorumlu olabileceği şeklinde, çoğu meslektaşına çılgınca görünen bir teorisi var. Ancak bu teoriden yola çıkıp araştırma yapmaya başladıklarında çılgınlık ibresi hızla Keanu’nun karakterine dönüyor. Johnny’yi kah devasa dalgalarda sörf yaparken, kah uçaktan paraşütsüz atlarken izliyoruz.
HOT FUZZ / SIKI AYNASIZLAR
Nicholas Angel (Simon Pegg) ve Danny Butterman (Nick Frost)
Hakiki bir “kanka polisler” filminden ziyade bu türün bir parodisi sayılır. Nick Frost’un taşralı Danny Butterman’ı bol bol polis filmi izliyor ve orada gördüğü tarzda “aksiyon” yaşamanın hayallerini kuruyor. Simon Pegg’in oynadığı Nicholas Angel ise “işini fazla iyi yapıp diğer polislerin kötü görünmesine sebep olduğu için” gözden uzak bir taşra kasabasına sürülüyor... Evet, Butterman’ın kasabasına! Böylece Danny’nin hayalleri - hem aksiyon dolu hem de komik sekanslarla - gerçek oluyor.
SE7EN / YEDİ
David Mills (Brad Pitt) ve William Somerset (Morgan Freeman)
Morgan Freeman’ın emekliliğine yaklaşmış William Somerset’i tüm “bilge dedektif”lerin en bilgesi olabilir. Tecrübeli, soğukkanlı, üstelik son derece de kültürlü. Korkutucu derecede becerikli bir seri katilin bıraktığı izleri takip etmek için ideal kişi yani. Brad Pitt’in onunla yeni çalışmaya başlayan David Mitts’i ise aksine, genç ve tam anlamıyla delifişek bir dedektif. Sherlock Holmes’dan çok, Kirli Harry’nin mirasçısı.
Öte yandan Se7en bir aksiyon / komedi filmi değil, karanlık bir gerilim olduğundan bu zıtlık öyle çok da mizah ve çatışma kaynağı olarak kullanılmıyor.
LAT SAU SAN TAAM / HARD BOILED
Müfettiş Yuen (Chow Yun Fat) ve Tony (Tony Leung)
Aksiyon ustası John Woo’nun Hong Kong döneminin bu görkemli finalinde de güç birliği yapan iki polis izliyoruz... Ancak aralarında bir uçurum var, çünkü ikisinden biri - Tony Leung’un karakteri - kimliğini gizleyerek sızdığı yeraltı dünyasının dinamiklerine kendini öylesine kaptırmış ki, normal hayata dönmesi bir mucize olurmuş gibi görünüyor. Chow Yun Fat’ın polisiyse ona kıyasla çok daha “sistemin içinde” çalışıyor. Ama tabii bu durum, ilk kurşun atılıp da aksiyon başladığında ikisinin de bir “ölüm makinesi”ne dönüştüğü gerçeğini değiştirmiyor.
TAXI
Daniel Morales (Samy Naceri) ve Emilien Coutant-Kerbalec (Frederic Diefenthal)
Hem köklü Fransız polisiye geleneklerinden hem de Hollywood adrenalin tutkusundan beslenen Taxi de sırtını “uyumsuz ortaklar”a yaslıyor. Öykünün kahramanı Daniel, Marsilya’da taksi şöförlüğüne yeni başlamış bir genç. Hızı seviyor ve direksiyonda dudak uçuklatan bir ustalığa sahip. Ancak bu durum başına tabii ki iş açıyor ve kendini araba kullanmayı bilmeyen yıldızı düşüşte polis müfettişi Emilien’e şoförlük yaparken buluyor.
TANGO & CASH
Ray Tango (Sylvester Stallone) ve Gabe Cash (Kurt Russell)
Tango & Cash’in en dikkat çekici yanı, çekildiği dönemin, yani 80’li yılların en ünlü aksiyon yıldızlarından ikisini bir araya getirmesiydi.
Stallone’ye takım elbiselerle dolaşan ciddi görünümlü polis “Tango” rolü düşüyor, Russell’ın “Cash”iyse onun aksine rahat giyimi ve rahat tavırlarıyla buram buram “serseri ruh” kokan bir tip. İkisi Los Angeles’ın en ünlü iki narkotik polisi ama birbirlerinden hiç mi hiç hazzetmiyorlar.
Ne var ki uyuşturucu mafyası işlemedikleri bir suçu işlemişler gibi gösterince, hapisten kaçıp masum olduklarını ispatlamak için birlikte çalışmak zorunda kalıyorlar.
THE BONE COLLECTOR / KEMİK KOLEKSİYONCUSU
Amelia Donaghy (Angelina Jolie) / Lincoln Rhyme (Denzel Washington)
Rhyme, geçirdiği ağır kazanın ardından sadece başını ve bir parmağını oynatabiliyor. Ancak bu durum bir seri cinayet vakası yürütmesini engellemiyor. Kendine “olay mahallindeki eli, ayağı ve gözleri” olarak Amelia’yı seçiyor. Aralarında bir tür “usta analizci / becerikli öğrenci” ilişkisi var. Biraz Kuzuların Sessizliği’nde Jodie Foster ile Anthony Hopkins’i ilişkisini andırıyor belki ama tabii çok daha düz (ve tabii ki daha az ürpertici) bir ortaklık bu.
TV’DEN PERDEYE SIÇRAMIŞ POLİS İKİLİLERİ
Televizyonun da sinema kadar geniş bir polisiye geleneği var ve o gelenekte ikililer belki de sinemadakinden daha da köklü yere sahip. Bu karakterlerin bazen büyük bir popülerliğe ulaşıp sinemaya geçiş yaptığını da görüyoruz. İşte TV’den perdeye sıçramış bazı polis ikilileri:
THE X-FİLES / GİZLİ DOSYALAR
TV/ Sinema: Fox Mulder (David Duchovny), Dana Scully (Gillian Anderson)
Doğaüstü gibi görünen olayları araştıran özel FBI biriminin bu iki üyesi, şüphesiz polisiye tarihinin en ünlü “zıt çift”lerinden birini oluşturuyor. Ruh hali ofisinde asılı “İnanmak İstiyorum” posteriyle özetlenen Mulder, duygusal ve içgüdülerini izleyen bir tip. Scully ise her vakaya bilim insanı olmasından gelen keskin bir şüpheciliğin penceresinden bakıyor.
MIAMI VICE
TV: Sonny Crockett (Don Johnson) ve Ricardo Tubbs (Philip Michael Thomas)
Sinema: Sonny Crockett (Colin Farrell) ve Ricardo Tubbs (Jamie Foxx)
Miami narkotik masasından Crockett ve Tubbs, kimlikleri gizli çalışıyorlar ve uyuşturucu satıcılarının arasına sızıyorlar. Uydurma kimlikleri gereği de genellikle çok pahalı kıyafetler giyip, çok pahalı araçlar kullanmaları gerekiyor. İkili ilk olarak 80’lerin ünlü TV dizisinde karşımıza çıkmıştı. Daha sonra dizinin prodüktörü Michael Mann, bir sinema uyarlaması çekti.
STARSKY & HUTCH / AFİLİ AYNASIZLAR
TV/ Sinema: David Starsky (Ben Stiller) ve Ken Hutchinson (Owen Wilson)
David Starsky çalkantılı ruh haline sahip, Kenneth Hutchinson ise daha sakin ve entelektüel bir tip. İkisi, 70’lerin en ünlü Amerikan polisiye dizilerinden birine isimlerini veriyor. Bu iki karakter 2004 yapımı aksiyon/komedi filmiyle sinema salonlarında da boy göstermiş oldu.
|