|
|
 |
« : 03 Mayıs 2008, 14:49:03 » |
|
Sultanların silahları silahların da sultanı ÖZGE YALIN Topkapı Sarayı Müzesi’nin 11 bin eserden oluşan muhteşem silah koleksiyonu, bir kitaba konu oldu. Müze Müdürü Hilmi Aydın’ın kaleme aldığı ‘Sultanların Silahları’ kitabını incelerken savaş gibi ‘soğuk’ bir konunun bile zarif insanlar elinde nasıl sanata döndüğünü görüyorsunuz.
“Ben ki emîr-i a’zam Sultan Murad Bey’in oğlu padişah-ı muazzam ve emîr-i a’zam Sultan Mehmed Bey’im, Hâlık-ı arz ve âsumân nâmına, büyük peygamberimiz Muhammed (s.a.v) nâmına, biz Müslümanların mu’tekid olduğumuz Seb’al Mesânî nâmına, büyük babamın ve babamın ruhuna, oğullarımın nâmına, kuşandığım kılıç hakkına yemin ederim ki...” Fatih Sultan Mehmed’in tahta çıkış töreninde söylediği bu ifade, silahın Türk milleti için taşıdığı önemin bir göstergesi. Fatih’in kuşandığı kılıç, bugün Topkapı Sarayı’nın 11 bin parçadan oluşan silah koleksiyonu arasında muhafaza ediliyor. Tarihî hatıralarının yanı sıra her biri paha biçilemez sanat şaheseri olan silahlar, bir kitapla günyüzüne çıktı. Topkapı Sarayı Müzesi Müdür Vekili Hilmi Aydın’ın kaleme aldığı ‘Sultanların Silahları’, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayınlandı. Topkapı Sarayı Müzesi’nde Osmanlı silahlarıyla birlikte Hazreti Peygamber (sas) ve ashabına, Abbasilere, Memlüklere, Kırım Hanları’na, Kafkasya’ya, Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerine ait silahlar da muhafaza ediliyor. Bunların bir kısmı padişahlar ya da saray görevlileri tarafından kullanılmış, bir kısmı da saraya ganimet ya da hediye olarak gelmiş. Osmanlı medeniyetinin zirveye çıktığı asırlarda, kullanılan silahlar da bu seviyeden nasibini almış. Birer mücevher şeklinde işlenen silahların yapımında son derece ilginç teknikler kullanılmış. Kitaptan okuduğumuza göre, havaya atılan yünden yapılmış ıslak bir yumurtayı kesecek keskinlikte, çelik zırhları bir vuruşta ikiye ayırabilecek sağlamlıkta kılıçların yapımı için sönmemiş kireç, pelit külü, bevrekü’l Ermeni, jengar, sarı zırnık, yaban soğanı suyu, turp suyu ve katran belirli oranlarla karıştırılıp kırk gün mayalanmaya bırakılırmış. Daha sonra ateşe koyulup imbikten geçirilerek damla damla toplanırmış. Kılıçlar yapılırken çeliğine su vermede bu su kullanılırmış. Uzun yıllar Topkapı Sarayı Müzesi Silahlar Bölümü’nde görev yapan Hilmi Aydın, ‘Sultanların Silahları’ kitabıyla, saray koleksiyonundaki silahların bir kısmını tanıtmaya çalıştığını, bu kitabın koleksiyonda yer alan eserlerin tamamını anlatan bir kataloğa basamak teşkil etmesini dilediğini söylüyor. (Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapınwww.kulturturizm.gov.tr )
Balta: Sapa geçen kısmındaki yazıdan 81. Alay’ın 3. Tabur’unda kullanıldığı anlaşılan altın kakmalı baltanın orta kısmında karşılıklı olarak ‘Ali’ ismi yazılı.
Fatih’in kılıcı: Balık dişinden yuvarlak ve hafif eğri kabzalı kılıcın taban demirine altın kakma ile ayetler ve dualar nakşedilmiş. Karakteristik Türk kılıcının ilk örneklerinden olan eserde Fatih’in haşmetini görmek mümkün.
Kanuni Sultan Süleyman’ın alemi: Oyma tekniği ile yapılmış tombak sancak aleminin en üstünde ‘Muhammed’, ortasında ‘Azze nasruhu’, geniş kısmında ise ‘Es-Sultan Süleyman Han’ yazıyor.
Yavuz’un hançeri: Mısır fatihi Yavuz Sultan Selim’e ait hançerin necef sapında ‘Feth-i Acem’ yazısı, ism-i celalin vefki, karşılıklı olarak ‘Mâlikü’l Mülk’ yazısı ve ebced hesabıyla 920 sayısı yer alıyor. Bıçak kısmı altın kakma ile bezeli hançerin en tepesine ise yakut yerleştirilmiş.
Kanuni’nin meçi: Üzerinde Ahemt Karahisari hattıyla Kur’an-ı Kerim’den ayetlerin yer aldığı meçin ahşap kınına, helezon şeklinde altın şerit sarılmış. Kabzasının tepeliği ve kınının dibi altın üzerine firuze ile süslenmiş.
Topuz: Yakın çarpışma silahı olarak kullanılan topuzun bir diğer ismi bozdoğan. 17. yüzyıldan kalma bu topuzun lale desenli baş kısmına, darbe etkisini artırmak için yeşim ve neceften gümüş zincirlerle yedi bilye asılmış.
Miğfer: 16. yüzyıla ait miğfer, altın kakma ile tezyin edilmiş. Başa geçen kısmın kenarlarında muhakkak hattıyla Fetih Sûresi’nden âyetler, tuğunda ise yine altın kakma olarak kelime-i tevhid yazılı. İşlemelerin arasına yakut ve firuzeler yerleştirilmiş.
|